| sevgiliye |
|
|
| Yazar baris | |
| Cuma, 02 Mayıs 2008 | |
|
Tek isteğim elimi tutmandı. Elimi sana uzatırken sana sonsuza dek güvenebilmekti. Dinlediğim her şarkıda aşkını bulmak, her gece ona sarılarak uyumaktı isteğim. Ne isteyebilirdim ki başka? Ne umabilirdim ki kaybolurken yavaş yavaş boşluğun ortasında? Tek isteğim sana sarılırken inanabilmekti ölesiye.
Tek isteğim elimi tutmandı. Elimi sana uzatırken sana sonsuza dek güvenebilmekti. Dinlediğim her şarkıda aşkını bulmak, her gece ona sarılarak uyumaktı isteğim. Ne isteyebilirdim ki başka? Ne umabilirdim ki kaybolurken yavaş yavaş boşluğun ortasında? Tek isteğim sana sarılırken inanabilmekti ölesiye.
Çünkü iyice vazgeçtiğim an çıkıp geldin. Pes ettiğimde, bu arenaya havluyu attığımda geldin. İstemiyordum artık hiçbir mutluluğu. Hiçbir mutluluk sonsuza dek sürmüyordu çünkü. O halde ne farkı vardı kendine bile hayrı olmayan tek dal sigaradan. Nasıl olsa bir gün mutlaka biri basacak beni bu kocaman, adına dünya dediğimiz kül tablasına. Dumanımsa bir sis olacak herhangi soğuk bir İstanbul sabahına. Öyle ya en azından zararlıyım hayata.
Öylesine yaşadım bu hayatı. Ölesiye sevdim herkesi. Her türlüsünü tattım acıların yalnızlıkların. Biri dışında...Sen!! O kadar acemiydim ki bu yolda. Zira yaşamadım ben sevgiliye sevgili derken gerçekten sevgili demeyi. Beceremedim. Ben olmuyordum sevgili diyen. “Seni seviyorum!” derken altında yatan kudreti, kutsallığı bilemedim. Belki de bilmek istemedim. Çünkü yoktu sevgili. Belki sen de yoksun. Sen de yolcusun belki ben bu hanın ev sahipliğini yaparken. Ama bu sefer hesap kitap olmadı sevgimde. Geldiğin gibi gidebilirsin sende. Yalnızlığın kucağına bırakıp koşabilirsin benden yana olmayan bu hayatın kollarına. Bir kez olsun suçlamam. Bir tek kötü söz çıkmaz ağzımdan varlığına dair. Yüreğim nasıl sevdiyse seni yine öyle saklar içinde bu aşkı. Ben kendim istedim boşluğa karışırken bu son sarılışı.
Sen hep sınıyorsun beni. Hep dürüstlüğüm gücünü ölçüyorsun. Seni ne kadar sevebileceğimi sorguluyorsun. Oysa ben sana olduğum gibi geldim. Neysem o. Dağınık, hesapsız, doyumsuz, heyecanlı ve yaralı. Çok yaralı ve en çok kendine tehlikeli.
Sevgide oynayamam ben. Yoktur bu tarz yeteneklerim. Eskiden beri sıkıldıkça kendimi Ortaköy’e deniz kenarına atarım. Birkaç bira alırım. Sıyrılırım bir an olsun sıkıntılarımdan. Umursamamaya çalışsam da kalabalığı sevgililer görürüm hep. “Nereye kadar gerçeksiniz, nereye kadar yalan?” diye sorarım içimden. Onların umurunda mı sanki.değil elbette. Ama benim umurumda işte. Sevgiye ihanet var çünkü. Aşk aldatılıyor onların yalancı gözlerinde.
İşte bu sevgili. Benim meselem bu. Yirmidört yıldır beni boğan bu hayatın tam ortasındayım. Sevmiyorum bu hayatı. Ne haddime sevmek gördüm, yaşadım. Benim için yaşam başka yerde de değil. Biliyorum nereye gitsem aynı insanlar. Aynı hava, aynı dostluklar, aynı aşklar. Değişik hiçbir yer yok. Her yerde sürüp gidecek bu çile. Biliyorum.
İnsanlara çok çabuk inandım hep. Belki de inanmak istedim. Çünkü bu aldanış biraz olsun içimdeki sıkıntıyı, kasveti dağıttı. Nasılsa yaşamak adına hiçbir çabam da yoktu. Böyle kurmuştum hayatımı. Budur işte hayat benim için. Beni bensiz bırakanlara benliğimi vermektir. Gülerken bunun için kan ağlarım. Ya da için için kan ağlarken bulunduğum ortamı neşeye boğarım.
Çok şey birikti içimde. Çok şey aşkım. Elini uzattın ya bana. Birikenleri haykırmak tarihi bilinmez başka bir mevsime kaldı. Şimdi sevginle hapsediyorum onları içime. Belki de sevgin uzun yaşayacak benimle. Onları hapsettiğim yerde bir bir öldüreceğim. Belki.
İşte böyle bir tanem. Dedim ya; acıları avutacak meşgale peşindeyken sürekli yalnızlığı öldürecek yalanlar buldum. Bir gün mutlaka acılar galip gelecek biliyorum. Çünkü hiçbir yalan sonsuza dek sürmüyor. Bu düzende sevgiler bile ipotekli. Düzene uyduğum sürece sevgim bana ait. Bunun için kimseyi sevemedim belki de. Senin ne ayrıcalığın var bilmiyorum. Seni sevdim işte. Hesaplamadım. Bu sevgide çıkarlarımın canı cehenneme. Belki senin de farkın yok. Belki sen de bu hayat gibisin. Ama umurumda değil işte bunlar. Seni seviyorum. Bunun ne sana ne başkasına hesap vermeyeceğim. Kimse sorgulayamayacak bu sevgide beni. Sen olmasan da seveceğim seni. Ötesi yok. Ben senin için tüm mutlulukları dileyeceğim tanrıdan. Adına yemyeşil dualar edeceğim. Biliyorum ki hepsi kabul olacak. Çünkü hepsini yürekten dileyeceğim.
Ve sen... gözlerine yaşamak gibi alıştığım sevgilim. Sen… sonsuza dek sevildiğini bil yeter…
|
|
| Son Güncelleme ( Pazar, 04 Mayıs 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

